HACIBEKTAŞ İLÇE MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ
 
 
        Bektaşi hoşgörüsünün merkezi

        Eşitlikçi ve insancıl bir düşünceye sahip mutasavvıf ve düşünür Hacı Bektaş Veli'nin 1248–1337 tarihleri arasında yaşadığı sanılıyor. Nişaburlu olan Hacı Bektaş Veli Horasan'da, Hoca Ahmet Yesevi ocağında felsefe, sosyal ve pozitif bilimler öğrenimi gördü. Daha sonra Anadolu'ya gelerek XIII. yüzyılda, bugünkü Hacıbektaş ilçesinde bir dergâh kurarak felsefesini yaymaya başladı. Dergâhın içinde yer aldığı külliye 1964 yılından bu yana müze olarak hizmet veriyor.

        Müzeyi ziyaret edenler, 1963'te aslına uygun olarak yeniden inşa edilen Taç Kapı, Sadrazam Halil Paşa'nın eşi Fatma Fikriye Hanım tarafından yaptırılan Üçler Çeşmesi, Aş Evi, Kızılca Halvet olarak anılan Çilehane, Pir Evi olarak anılan Hacı Bektaşi Veli Türbesi'ni görebilirler. Müzede ayrıca Bektaşi dergâhına ait günlük kullanım eşyaları, el yazmaları, hat örnekleri sergileniyor.
 

        Hacı Bektaş Veli Külliyesi,13.yüzyılda, Türk mutasavvıfı Hacı Bektaş Veli tarafından kurulmuş, eklemeler ve onarımlarla bugünkü şeklini almıştır.

        Nevşehir İline bağlı Hacıbektaş İlçesi’nde bulunan Hacıbektaş Müze Müdürlüğü bünyesinde, Hacıbektaş Müzesi, Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, Atatürk Evi Müzesi, Kadıncık Ana Evi ve Bektaş Efendi Türbesi bulunmaktadır.

        T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın belirlediği, Müze ve Örenyerlerine girişlerde uygulanacak usul ve esaslar hakkında yönergenin 10.Maddesine göre;
Müze ve örenyerleri dini bayramların birinci günü saat 13:00’e kadar kapalıdır.

 
Adres     : Hacıbektaş/Nevşehir
E-posta  : hacibektasmuzesi@kultur.gov.tr

Tel          : 0(384) 4413022
Fax        :0(384) 4413022
 
HACIBEKTAŞ MÜZESİ
 
        Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan Hacı Bektaş Müzesi’nin  (Külliye) ana çekirdeğini 13. yüzyılda Hacı Bektaş Veli zamanında inşa edilen Çilehane (Kızılca Halvet) bölümü oluşturmaktadır. Hacıbektaş Veli Hazretlerinin ölümünden sonra, Osmanlı Hükümdarı Orhan Gazi’den başlamak üzere, Murat Gazi, Yıldırım Beyazıt ve Yavuz Sultan Selim tarafından yaptırılan eklemelerle 16.yy’da tamamlanmış olan Külliye, 1872’de IV. Mustafa, 1862’de Abdülaziz ve 1895 yılında da II. Abdülhamit tarafından onarılarak bugünkü durumuna gelmiştir.
        Müze, 1925 yılına kadar dergâh olarak kullanılmakta iken, 1925 yılında Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması Hakkındaki Kanun ile kapatılmış ve bünyesindeki eserler, Ankara Etnografya Müzesine gönderilmiştir.
        1958 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce Külliyenin restorasyon çalışmaları yapılmış, Ankara Etnografya Müzesi’ne gönderilen eserler geri getirilmiş ve 16 Ağustos 1964 tarihinde müze olarak hizmete açılmıştır.
        Hacıbektaş Müzesi, üç (3) avludan oluşmakta olup,
  1. Avluda; Çamaşırhane, Demirbaş Depo, Üçler Çeşmesi
2. Avluda; Mihman Evi, Meydan Evi, Kiler Evi, Aş Evi, Dede Baba Köşkü (Müze Yönetimi), Aş Evi Baba Köşkü, Tekke Camii, Aslanlı Çeşme, Meydan Havuzu,
3. Avluda; Atatürk Köşesi, Pir Evi Bölümü, Balım Sultan Türbesi, Hazire, Has Bahçe yer almaktadır.
 
Müzemiz haftanın her günü açık olup, kış döneminde 08.00-16.45 yaz döneminde ise 08.00-18.45 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir.
 
Müdürlüğümüze bağlı olarak çalışmalarını sürdüren Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacıbektaş Semah Topluluğu Pazartesi günü hafta tatilini kullanmakta olup, haftanın diğer günleri en az 20 kişilik gruplar tarafından Müdürlüğümüze iletilen talepler çerçevesinde öğleden önce 11.00 öğleden sonra 15.00’da İlçe Kültür Merkezinde Semah gösterisi yapmaktadır. Söz konusu Topluluk Bakanlığımız ve Valilik tarafından yapılan görevlendirmeler çerçevesinde yurt içinde ve yurt dışında düzenlenen kültürel etkinliklere de katılmaktadır.  
 
 
ARKEOLOJİ VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ
 
        İlçe merkezinde bulunan ve 1988 yılında hizmete açılan müzede, İlçe sınırları içerisinde bulunan Sulucakarahöyük’ten   1967-1976 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi’nden Prof.Dr. Kemal BALKAN tarafından  gerçekleştirilmiş olan arkeolojik  kazı sonucunda çıkarılmış olan Eski Tunç Çağı, Hitit,  Frig, Helenistik, Roma ve Doğu Roma Dönemine ait eserler ile Osmanlı Dönemine ait yöresel özellikler gösteren etnografik eserler ve sikke eserler sergilenmektedir.
 
Müze Pazartesi günü dışında her gün açık olup, 08.00-16.45 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir.
      Arkeoloji ve Etnografya Müzesi : 0384 441 32 34
 
 
ATATÜRK EVİ MÜZESİ
 
        Gazi Mustafa Kemal Atatürk Sivas Kongresi sonrası 22-23 Aralık 1919 tarihinde Hacıbektaş İlçesi’ne gelerek şu an Atatürk Evi Müzesi olarak düzenlenmiş olan evde 1 (bir) gece konuk edilmiştir. Söz konusu ev, 1991 yılında kamulaştırılmış ve 2001 yılında da restore edilerek Atatürk Evi Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.
        Müze Pazartesi günü dışında her gün açık olup, 08.00-16.45 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilmektedir.
        Atatürk Evi Tel : 0384 441 23 31
 
 
KADINCIK ANA EVİ
 
 
Vilayetname adlı eserde adı geçen ve Alevi-Bektaşi inancında önemli bir yer tutan Kadıncık Ana, rivayete göre Hacı Bektaş Veli Sulucakarahöyük’e geldiğinde, O’na ilk yardım eden kişi olduğu bilinmektedir. Ev, Selçuklu mimarisi tarzında inşa edilmiş olup, birbirine bağlantılı olan üç odadan oluşmaktadır.
Personelimiz yeterli olmadığından sürekli ziyarete açık bulundurulamayan Kadıncık Ana Evi Müdürlüğümüze yapılan talep doğrultusunda 1 personel görevlendirilerek ziyaret edilebilmektedir.
 
BEKTAŞ EFENDİ TÜRBESİ
 
 
 
1603 yılında Selçuklu kümbet mimarisi tarzında inşa edilmiş bir türbe olup,  türbenin kubbe ve duvarları kalem işi motiflerle süslüdür.
 
Personelimiz yeterli olmadığından sürekli ziyarete açık bulundurulamayan Bektaş Efendi Türbesi, Müdürlüğümüze yapılan talep doğrultusunda 1 personel görevlendirilerek ziyaret edilebilmektedir.
 
 
ÇİLEHANE
 
 
Çilehane, giriş ve çıkışı bulunan küçük bir mağaradır. İlçe merkezinin 3 km. doğusunda meyilli bir tepededir. Mağara girişi, bir insanın yürüyerek rahatça girebileceği genişliktedir. Mağara içerisinde yüksekçe bir yerde ve bir insanın zorlukla geçebileceği, dışarı açılan bir delik vardır. Hacı Bektaş Veli'nin bu mağarada zaman zaman halvete kaldığı söylenmektedir. Delikli Taş olarakta bilinen Çilehane, Hacıbektaş'ta en çok ziyaret edilen yerlerdendir. Yaygın bir inanışa göre, günahı olan insan, zayıf dahi olsa bu delikten geçemezmiş. Delik onu sıkarmış; bir adak adayınca serbest bırakırmış. Günahı olmayanlar, delikten rahatça geçermiş.
        Çilehane'nin bulunduğu tepenin batısında kesme taştan yapılmış, kemerli bir çeşme vardır. Suyun aktığı geniş oluğun üzerindeki 967 (M.1559) tarihli yazıtta şunlar yazılıdır: "Âb-ı Zemzem didi Bektâş-ı velî ma'lûm-u nâs - Sâhib-ül-hayrât Mîr Mahmûd Muammer Ayâs - Târîhi Dokuzyüz altmışyedi'de oldu temâm - An Abdâl-i Bektâşî Hüseyn an der Aras." Çeşmedeki 1326 (M.1908) tarihli yazıtta ise şunlar yazılıdır: "Çakıran karyesinden bir mîr-i âtıfet hû - İsmi ânın Kahraman, hayrâtı idüb arzû - Bir bağçe kıldı inşâ bir çeşme itti icrâ - Hizmette kasdı hâlâ Derâh-ı Pîr'e yâhû - Baba efendi elhakk sa'y eylemekte ancak - Namında Feyzî mutlak fikreylesen ayân bû - Bir çıktı cevher âsâ târihi söyle Baba - Bu bağçe pek dilâra oldu bu çeşme dilcû - Sene 1326." Bu ikinci yazıttan, Fevzi Baba zamanında Çakıranlı Kahraman tarafından, çeşmede ve çevresinde düzenlemeler yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Suyunun şifalı olduğuna inanılan bu çeşme, Zemzem Çeşmesi olarakta bilinmektedir.
Çilehane'nin bulunduğu meyilli tepede, mitolojik yönden Hacı Bektaş Veli ile ilgisi olduğuna inanılan Minder Kaya ve Kulunç Kaya vardır. Mindere benzeyen bir kaya ve arka tarafında sırt yaslanabilecek ikinci bir kayadan oluşan Minder Kaya'ya, Hacı Bektaş Veli'nin oturduğu söylenmektedir. Kulunç Kaya ise, yine bu bölgede olan hafif meyilli bir kayadır. Sırt ağrısına iyi geldiği söylenen ve sırt üstü yatarak aşağı doğru kayılan kaya, üzerinde kayılmasından dolayı parlak bir görüntü kazanmıştır.
Kaynak:www.hacibektas.com
 
BEŞTAŞLAR
 
 
İlçe merkezinin kuzeyinde, 5 km. uzaklıkta, Çivril köyü yakınlarında beş adet büyükçe taşın bulunduğu yerdir. Hacı Bektaş Veli hayatta iken, bu taşların konuştuğu ve şahitlik yaptığına ilişkin bir söylence anlatılmaktadır. Vilayetname de yer alan söylence şöyledir: "O zaman otlaktaki sığırlara, köyden her gün bir kişi nöbetle bakarmış. İdris Hoca'nın otlaktaki sığırlara bakma sırası geldiği bir gün önemli bir işi çıkmış. Hacı Bektaş Veli hayvanlara bakma işini üstlenmiş. Hayvanlar otlayarak Mucur istikametine doğru yayılırlarken, İdris'in kardeşi Sarı kendi öküzlerini getirip bunlara katmış. Hacı Bektaş Veli de "ben bunları görüp, gözetemem, bir zarar gelirse karışmam" demiş. Sarı dinlememiş, bırakmakta ısrar etmiş. Bunun üzerine Hacı Bektaş Veli, çevredeki beş tane büyük taşa hitaben "Siz tanık olun, Hacet vaktında şehadet edersiniz" demiş. Sarı'nın öküzlerini kurt parçalamış. İş Kadı'ya düşmüş. Hacı Bektaş Veli, beş tane şahidim var demiş. Onları otlak yerine götürüp, taşlara seslenince hepsi yuvarlana yuvarlana huzura gelmiş ve tanıklık etmişler."
Beştaşların hemen yakınında ise bir çeşme, bir cem evi ve kesilen kurbanların pişirilmesi için ocaklar bulunmaktadır. Burada konaklayabilmek için çadır kurulabilecek alan ve prefabrik yapılar bulunmaktadır.
Kaynak:www.hacibektas.com