| Hacı Bektaş Veli Müzesi |
HACIBEKTAŞ VELİ MÜZESİ
Müze Müdürlüğü:
Hacı Bektaş Müzesi Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı en önemli Müzelerden birisidir. Anıt-Müze niteliğine sahip olan külliyenin bünyesi içinde büyük Türk ve İslam Düşünürü Hacı Bektaş Veli’nin türbesinin de bulunması manevi yönüyle ayrı bir anlam ve değer taşımaktadır. Müdür kadrosu boş bulunan Müzede 2 Arkeolog, 2 Memur, 1 Koruma Güvenlik, 6 Bekçi, 1 Hizmetli, 1 Müze araştırmacısı, 2 sanat tarihi araştırmacısı ve Dösime bağlı olarak daimi işçi kadrosunda 12 personel ile hizmet vermektedir. İlçenin 2008 yılı sonu istatistiği verileri göz önüne alındığında 10,000 dolayında yabancı, 610.000 kadar yerli turist İlçemizi ziyarete gelmiştir. Bunun yanında Suluca Karahöyük kazısından çıkarılan arkeolojik buluntuların sergilendiği Arkeoloji ve Etnografya Müzesi de ayrı bir çekim noktası oluşturmaktadır.
Turizm Danışma Bürosu:
Turizm Danışma Bürosu mevcut olup, yerli ve yabancı ziyaretçilere İlçemiz ile ilgili tanıtıcı broşürler verilmektedir. 1 Memur ve 1 hizmetli ile hizmet vermektedir.
Müze Hakkında Genel Bilgiler :
Hacıbektaş Veli, bugünkü Türkistan’ın Horasan şehrinde doğmuş, bir Türk-İslam mutasavvıfı ve düşünürüdür. Hacıbektaş Veli, Türkistan’da Hoca Ahmet Yesevi ocağında felsefe,sosyal ve fen bilimleri alanında eğitim görmüş ,daha sonra İran,Irak,Arabistan ve Suriye de bilimsel araştırmalar yapmış ve Anadolu’ya gelmiştir.Anadolu’ya geldiğinde Sulucakarahöyük’e bugünkü ismiyle Hacıbektaş ilçesine yerleşen Hacıbektaş Veli, burada hoşgörü, insan sevgisi ve toplumsal eşitliği temel alan bir felsefi sistem geliştirmiştir.
Hacıbektaş Veli Külliyesi, Orhan Gazi,Murat Hüdavendigar,Yıldırım Beyazıt,Yavuz Sultan Selim ,IV.Mustafa,Abdülaziz ve II. Abdülmecit dönemlerinde onarım görmüştür.1957 ve 1964 yıllarındaki son onarımından sonra 16 ağustos 1964 yılında Bakanlığa bağlı bir müze olarak ziyarete açılmıştır.
Müze plan bakımından birbirine geçmeli olarak yapılmış üç ana bölümden (avlu) oluşmaktadır. I. Avlu “Nadar Avlusu” olarak bilinmektedir.Nadar avlusuna anıtsal görünümlü “Çatal Kapı”dan girilmektedir. Kapının sağında 1902 yılında Feyzullah Dedebaba döneminde yapılmış olan “Üçler Çeşmesi” yer almaktadır. Önceleri bu avlu içinde at evi, misafirlerin kaldığı odalar,ve dergaha ait dükkanlar bulunmakta iken bu yapılar günümüze kadar ulaşamamıştır.“Dergah Avlusu” olarak da bilinen ikinci bölüme“Üçler Kapısı”ndan girilmektedir. II. Avlu içinde sağda Aslanlı Çeşme, Aşevi Baba Köşkü, Aşevi ve Tekke Cami,ortada Meydan Havuzu,solda Mihman Evi(Konuk Evi),Meydan Evi(Cem Evi) ve Kiler Evi ile üst katında Dedebaba Köşkü gibi bölümler bulunmaktadır.
“Aslanlı Çeşme”: Klasik Mısır sanatı anlayışında İskenderiye mermerinden yapılmış olan aslan,Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa soyundan gelen Fatma Hanım tarafından 1853 yılında dergaha hediye olarak gönderilmiştir. Aslanın içine yerleştirildiği esas çeşme bölümü ise 1554 yılında Silistre Valisi Malkoç Bali Bey hayratı olarak yakınları tarafından yaptırılmıştır.
“Aşevi” bölümünde, Yeniçeriler tarafından da kutsal kabul edilen kara kazan ile ,halife kazanları,kahve kutuları,körükler kantarlar ve diğer mutfak eşyaları sergilenmektedir.Aşevi Baba Köşkü ,dergahın aşevi mutfaklarından sorumlu babanın oturduğu yerdir.Günümüzde burası Müze idari binası olarak kullanılmaktadır.
“Tekke Cami” ise, II. Mahmut döneminde 1834 yılında yaptırılmıştır.
“Mihman evi” ,dergah faal iken dergaha gelen misafirlerin ağırlandığı ve buradan sorumlu mihman evi babasının oturduğu bölümdür.
“Meydan evi”, Dergahın en önemli bölümlerinden biri olan meydan evi,kitabesinden anlaşıldığına göre1367 yılında Ahi soyuna mensup Murat Bey tarafından yaptırılmıştır. Halk arasında Cem evi olarak da bilinen meydan evi yola girme(tarikata girme),nasip alma ve ikrar verme gibi törenlerin yapıldığı ve Bektaşi öğretisinin yaşatıldığı bir yerdir. Meydan odasının tavanı bingi tekniğinde ve göğün dokuz kat olduğunu simgelemek açısından dokuz kat olarak yapılmıştır. Bu bölümde on iki imamı simgeleyen 12 post, Bektaşi hat süsleme sanatını gösteren tablolar,Bektaşi dedebaba ve dervişlerini gösterir siyah beyaz fotoğraflar,keşküller,çerağlar,buhurdanlıklar,nefirler,teberler,mühürler,müzük aletleri ve el işi dokuma örnekleri gibi Bektaşi kültürüne özgü çeşitli eserler sergilenmektedir.
“Kiler evi” bölümü ise iki katlı olup, alt kat erzak odası olarak,üst kat ise Dedebaba (dergaha başkanlık eden kişi) odası olarak kullanılmıştır.
“Hazret Avlusu” olarak bilinen III. Avluya “Altılar Kapı”sından girilmektedir. Bu avlu içinde kapının sağında içe girintili bölümde Atatürk Köşesi,ilerde sağda Balım Sultan Türbesi,Hazire bölümü(derviş mezarlığı) ve girişin tam karşısında Hacıbektaş Veli’nin kabrinin de bulunduğu Pir evi bölümleri yer almaktadır.
“Pir Evi”, 13. ve 16.yy.lar arasında inşa edilmiştir. Pir evinin giriş kısmının sağ ve sol tarafında dergâha hizmet eden dedebabalara ait mezarlar görülmektedir.
“Ak kapı” denilen süslemeli üst bölümde Selçuklu simgesi çift başlı kartal kabartması işlenmiştir. Bu anıtsal mermer kapıdan kalem işi süslemelerin yoğun olduğu orta bölüme geçilmektedir. Bu bölümün sağında “Çilehane” denilen küçük bir oda sağ tarafında ise küçük bir mescit yer almaktadır. Üstünde kitabesi olan Kırklar kapısından “Kırklar Meydanı”na geçilmektedir. Kırklar Meydanı dervişlere o dönemin üniversite düzeyinde eğitiminin verildiği bir yer olarak da bilinmektedir. Atatürk, Sivas Kongresi’ni yaptıktan sonra 22-23 Aralık 1919 tarihlerinde Hacıbektaş’ı ziyaret etmiş ve dergahta Kırklar Meydanında kabul edilmiştir.Bu bölümün sağ tarafında Orhan Gazi döneminde yaptırılan Hacıbektaş Veli’nin yüksek sandukalı türbesi yer almaktadır. Yine bu bölümde Horasan Erenleri olarak bilinen dervişlere ait mezarlar, dergaha hizmet eden Çelebilere ait mezarlar ile Hz. Ali’ye ait olduğu düşünülen ceylan derisi üzerine yazılmış nadide el yazma eser ile, Kırkbudak şamdan kamberiyeler, teslim taşları, sancaklar,hat levhaları,keşküller,buhurdanlıklar,kahve takımları İran Şahı’nın eşi Farah Diba tarafından hediye edilmiş olan İran halısı ile yine Bektaşiliğe özgü çeşitli eserler sergilenmektedir.Bu bölümün batısında ve merdivenle çıkılan bölümde “Güvenç Abdal Türbesi” yer almaktadır.Güvenç Abdal, Hacıbektaş Veli döneminde yaşamış,dergahta cem törenlerinde ve toplantılarda deyişler ve nefesler okuyan bir halk ozanı ve şairdir.Bu bölümde Güvenç Abdal’ın eşi ve hizmetçisine ait iki mezar daha bulunmaktadır.
“Balım Sultan Türbesi”: III.Avlunun sağ tarafında bulunan türbe, Balım Sultan’ın 1516 yılında vefatından 3 yıl sonra 1519 yılında Dulkadiroğlu Beyi Şeyhsuvar oğlu Ali Bey tarafından Selçuklu mimari tarzında piramidal olarak inşa edilmiştir. Balım Sultan, Bektaşiliğin kurucusu olarak bilinmektedir. Bektaşiliğe yapmış olduğu hizmetlerden dolayı Alevi-Bektaşi toplumu tarafından “Pir-i Sani” yani “II. Pir” olarak bilinmektedir. Türbe içerisinde Bektaşiliğe özgü eşyalar sergilenmektedir. Türbe önünde kutsal kabul edilen Karadut ağacı ile üzerinde Osmanlıca yazıt bulunan bir sütun yer almaktadır



